Ortodonti tedavisi; diş, çene ve yüz ile ilgili çeşitli sorunları içine alır. Diş teli uygulamaları buna örnektir. Erken yaşlarda yapılan ortodontik tedaviler dişlerin sağlıklı gelişmesini, çene içinde doğru pozisyonlara yerleşmelerini sağlar.

Ayrıca ortodontik tedaviler alt ve üst çenede oluşan kapanış bozukluklarını giderir. Daha güçlü bir ağız yapısına, daha etkileyici bir gülüşe ve daha dayanıklı dişlere kavuşturur.

Ortodontik Problemler Nasıl ve Neden Oluşur?

Bu sorunlar; çenenin ve dişlerin gelişim evresinde yanlış konumlanmalarından kaynaklanır.

Ortodontik tedavi gerektiren durumlar arasında en yaygın olanları şunlardır:

  • Çapraşıklık (Dişlerin düzgün dizilimi için çene bölgesinde yeteri kadar yer olmaması)
  • Ağızda bir veya birkaç dişin eksik olması, öteki dişlerin o boşluğa doğru kaymaya başlamaları
  • Çene kilitlenmeleri
  • Damak-dudak yarığı
  • Çenenin eğri, geri veya ileri olması, çene ve yüz arasında uyumsuzluk
  • Dişlerin arasında meydana gelen geniş boşluklar
  • Gülme sırasında diş etlerinin aşırı gözükmesi
  • Dişlek üst çene yapısı
  • Süt dişlerinin erken çekilmesi
  • Isırma, çiğneme ile ilgili problemler

Ortodonti İlk Ne Zaman ortaya Çıktı?

Ortodonti tarihi günümüzden yaklaşık 3 asır öncesine dayanır. Bu anabilim dalının temeli Pierre Fauchard tarafından atılmıştır. Fauchard 1723 yılında basit bir ortodontik araç geliştirmiş ve bununla dişlerin hareketlerini gözlemlemiştir.

İlerleyen yıllarda bundan daha gelişmiş aygıtlar üretilmeye başlanmıştır. Süt dişlerinin erken çekilmesi durumu Adam A. Brunner tarafından gündeme getirilmiştir.

Modern ortodonti ise 20-30 yıllık bir geçmişe sahiptir. Distraksiyon vidalarının ve cerrahi yöntemlerin gelişmesiyle birlikte ortodontik tedavi küçük yaşlardan itibaren uygulanabilir hâle gelmiştir. Bugün diş tellerinin geldiği nokta birçok yenilikçi tedaviyi kapsar. Örneğin; distraksiyon osteogenezi, iskeletsel ankraj sistemleri, şeffaf plak tedavisi bunlardan birkaçıdır.

Ortodonti Tedavi Yöntemleri Nedir, Süreç Nasıl İlerler?

Ortodonti tedavi yolları; dişlerin hareket ettirilmesi, çene büyümesinin veya kasların etkilenmesi gibi amaçlar doğrultusunda yapılır. Uygulanan tedaviler hareketli veya sabit olmalarına göre sınıflandırılır.

Sabit Ortodonti Uygulamaları

Braket Takılması: Bu operasyon özel lastiklerle ve tellerle gerçekleştirilir. Braketler dişlerin üstüne yapıştırılır. Teller de bunların üzerine geçirilir ve dişlere kuvvet uygular. Böylelikle dişler zaman içinde yavaş yavaş hareket ederek normal pozisyona gelir. Tedavi müddeti birkaç ay ile birkaç yıl arasında değişir. Braketler hafif yapılıdır, şeffaf veya renkli olarak imal edilir.

Özel Sabit Uygulamalar: Bu aparatlar dişlere tutturulmak suretiyle kullanılır. Bilhassa parmak emme tedavilerinde yaygındır. Ancak yemek yeme sırasında zorluk çıkarabildiği için bu tedavi en son alternatif olarak düşünülür.

Sabit Yer Tutucular: Süt dişlerini erken kaybetmiş olan bireyler için, kalıcı dişlerine kavuşana kadar uygulanan bir tedavidir.

Alignerlar: Bunlar telsiz, braketsiz olarak tatbik edilir. Diş ipi kullanımı, diş fırçalama, yemek yeme gibi aktiviteler gerçekleştirilirken çıkarılmaları lâzımdır

Hareketli Ortodonti Uygulamaları

Retainer: Bu yöntemde dişler, şeffaf plaklarla düzeltilir. Tel kullanılmaz.

Lip and Cheek Bumper: Dudağın, yanağın diş arasına girmemesi için bu tedavi yönteminden yararlanılır. Dişleri geriye doğru iterek etkisini gösteren bir uygulamadır.

Çene Genişletici: Ortodontik tedavi uygulamaları içinde öne çıkan bu metot, üst çenede genişleme sağlar. Vidaların uyguladığı kuvvet, damağın altındaki kemiği hareket ettirir ve böylece kemiğin açılmasına yardım eder.

Hareketli Pekiştiriciler: Ortodonti tedavisi sonrası dişlerin yeniden eski hâline gelmesini önlemek için bu apareyden faydalanılır.

Headgear: Bant ve metal bir tel yardımıyla kafanın ön tarafına bağlanır. Üst çene gelişimini yavaşlatmak için kullanılır. Ön dişleri hareket ettirirken arka dişleri sabit tutar.

Apareyler: Bunlar çene pozisyonunun değiştirilmesi veya Temporamandibuler eklem problemlerinin tedavisi için tasarlanmışlardır. Üst veya alt çeneye yerleştirilirler. Kapanış bozukluklarını düzeltmek için tercih edilirler.

Tedavi Aşaması Rahatsız Geçecek mi?

Ortodontik uygulama seanslarının ve ara seanslarının genellikle ağrısız olduğu söylenebilir. Fakat ilk defa tel uygulaması yaptıran hastalar, buna adapte olurken zorluk yaşayabilir. Yanak bölgesinde yaralar gözlemlenebilir. Bunlar yaklaşık bir haftada kendi kendine kaybolur. Tel takıldıktan sonra ve ara seansların ardından dişlerde sızı oluşabilir. Bunu engellemek için sert gıdalardan uzak durmak ve dişleri sıkmamak gerekir.

Ortodonti Tedavisinde Neden Şeffaf Plaklar?

Şeffaf plaklar diş tedavisine alternatif olarak kullanılır. ‘Telsiz ortodonti tedavisi’ diye de bilinir. Hastaları, diş telinin verdiği rahatsızlığa katlanmaktan kurtaran bu yenilikçi tedavi kişiye özel ölçülerde tasarlanan şeffaf plaklarla uygulanır.  Plaklar, 3D yazıcılar vasıtasıyla hazırlanır.

Şeffaf plak tedavisi genellikle aşağıdaki durumlarda tercih edilir:

  • Tedavinin ardından hastalara koruyucu plaklar önerilir. Bunun amacı dişlerin tekrar bozulmasını engellemektir.
  • Aralıklı dişler
  • Dişlerdeki çapraşıklıklar
  • Yanlış çene kapanışı
  • Şeffaf plak tedavisinin avantajları ise kısaca şöyle sıralanabilir:
  • Tel kullanılmadığı için dişlerin görünümünü olumsuz etkilemez. Estetik kaygıları olanlar için iyi bir çözüm niteliğindedir. Dışarıdan bakıldığı zaman fark edilmez.
  • Çıkarılabilir özelliğe sahiptir. Kişi, dilediği zaman gün içinde tedaviye ara verebilir.
  • Yemek yerken kolaylık sunar.
  • Tel kullanıyorsanız ve önemli bir etkinliğe, toplantıya veya davete katılacaksanız konuşurken, gülerken kendinizi rahat hissetmezsiniz. Fakat şeffaf plaklar böyle bir endişeye mahâl vermez.
  • Klasik tel tedavisi, dişlere tellerle kuvvet uygulanmasını gerektirir. Bu da hâliyle ağrıya sebebiyet verir. Şeffaf plaklarda bu ağrı en az seviyededir. Plaklar haftalık olarak değiştirilir ve hastanın konforu üst düzeye çıkarılır.
  • Ayrıca tellerin metal yüzeyleri dudaklara ve yanağın iç kısmına zarar verebilir. Sürtünme nedeniyle ciltte kesikler oluşabilir ve yaralar meydana gelebilir. Oysa şeffaf plakların yüzeyi pürüzsüzdür. Batma, yara ve benzeri şikâyetler görülmez.
  • Şeffaf plakların kolayca takılıp çıkarılabilmesi nedeniyle ağız hijyeni daha iyi ve pratik bir şekilde sağlanabilir.
Dt. Nubar Özcamcı

Dt. Nubar Özcamcı

Dt. Nubar Özcamcı, Özel Yeditepe Diş Kliniği’nin kurucusu ve başhekimidir; implantoloji ve estetik diş hekimliği alanında 20 yılı aşkın deneyime sahiptir.

More Posts - Website